د قرآن کریم د معناګانو ژباړه - د المختصر في تفسیر القرآن الکریم ترکي ژباړه

د مخ نمبر:close

external-link copy
80 : 4

مَّن يُطِعِ ٱلرَّسُولَ فَقَدۡ أَطَاعَ ٱللَّهَۖ وَمَن تَوَلَّىٰ فَمَآ أَرۡسَلۡنَٰكَ عَلَيۡهِمۡ حَفِيظٗا

Kim peygamberin emrettiklerini yerine getirip yasakladıklarından sakınarak itaat ederse, şüphesiz Allah’ın emrini yerine getirmiş olur. Ey Peygamber! Her kim de sana itaat etmekten yüz çevirirse, onun adına sakın üzülme. Biz seni onu gözetesin, amellerini muhafaza edesin diye göndermedik. Kuşkusuz onun amellerini sadece biz sayar ve hesabını görürüz. info
التفاسير:

external-link copy
81 : 4

وَيَقُولُونَ طَاعَةٞ فَإِذَا بَرَزُواْ مِنۡ عِندِكَ بَيَّتَ طَآئِفَةٞ مِّنۡهُمۡ غَيۡرَ ٱلَّذِي تَقُولُۖ وَٱللَّهُ يَكۡتُبُ مَا يُبَيِّتُونَۖ فَأَعۡرِضۡ عَنۡهُمۡ وَتَوَكَّلۡ عَلَى ٱللَّهِۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا

Münafıklar dilleriyle sana şöyle derler: "Emirlerine itaat ediyor ve yerine getiriyoruz.” Fakat yanından ayrıldıkları zaman, onların bir kısmı gizlice sana söylediklerinin tam aksine kuruntular tertip eder. Allah onların tertip ettiği kuruntuları çok iyi biliyor. Onları bu kurdukları tuzaklar sebebiyle cezalandıracaktır. Sen onlara bakma, sana hiçbir zarar veremezler. İşini Allah'a havale et ve ona güven. Kendisine güvendiğin vekil olarak Allah sana yeter. info
التفاسير:

external-link copy
82 : 4

أَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ ٱلۡقُرۡءَانَۚ وَلَوۡ كَانَ مِنۡ عِندِ غَيۡرِ ٱللَّهِ لَوَجَدُواْ فِيهِ ٱخۡتِلَٰفٗا كَثِيرٗا

Onlar içinde hiçbir çelişki ve düzensizliğin olmadığını tespit edene kadar, neden Kur’an’a dikkat etmiyor ve onu iyice okumuyorlar? Böylece getirmiş olduğun şeyin doğruluğunu öğrenirlerdi. Eğer o, Allah Teâlâ’dan başka bir varlığın katından gelmiş olsaydı, içindeki hükümlerinde birçok düzensizlik ve manasında birçok çelişki bulurlardı. info
التفاسير:

external-link copy
83 : 4

وَإِذَا جَآءَهُمۡ أَمۡرٞ مِّنَ ٱلۡأَمۡنِ أَوِ ٱلۡخَوۡفِ أَذَاعُواْ بِهِۦۖ وَلَوۡ رَدُّوهُ إِلَى ٱلرَّسُولِ وَإِلَىٰٓ أُوْلِي ٱلۡأَمۡرِ مِنۡهُمۡ لَعَلِمَهُ ٱلَّذِينَ يَسۡتَنۢبِطُونَهُۥ مِنۡهُمۡۗ وَلَوۡلَا فَضۡلُ ٱللَّهِ عَلَيۡكُمۡ وَرَحۡمَتُهُۥ لَٱتَّبَعۡتُمُ ٱلشَّيۡطَٰنَ إِلَّا قَلِيلٗا

Eğer o münafıklara, içinde Müslümanların güvenliği, mutluluğu veya endişeleri ve üzüntüleri hakkında bir haber gelirse onu hemen ifşa eder ve yayarlar. Acele etmeyip, konuyu Allah'ın Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e fikir, ilim ve nasihat ehline götürseler, kanaat sahibi insanlar onun hakkında yayılması veya gizlenmesine dair yapılması gerekli olan şeyi kavrar ve ondan hüküm çıkarırdı. Ey Müminler! Allah'ın sizin üzerinize olan İslam lütfu ve Kur'an'ı gönderme merhameti olmasaydı ve o münafıkları imtihan ettiği şeyden sizi afiyette kılmasaydı kesinlikle çok azınız dışında çoğunuz Şeytan'ın vesvesesine tabi olmuş olurdunuz info
التفاسير:

external-link copy
84 : 4

فَقَٰتِلۡ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ لَا تُكَلَّفُ إِلَّا نَفۡسَكَۚ وَحَرِّضِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَۖ عَسَى ٱللَّهُ أَن يَكُفَّ بَأۡسَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْۚ وَٱللَّهُ أَشَدُّ بَأۡسٗا وَأَشَدُّ تَنكِيلٗا

Ey Peygamber! Allah’ın kelimesini yüceltmek için O'nun yolunda savaş! Sen başkasından sorumlu değilsin ve böyle bir yükümlülüğün de yok. Çünkü sen sadece kendi nefsini savaşa taşımakla sorumlusun. Müminleri de savaşa teşvik et ve onları savaşa çağır. Umulur ki Allah kâfirlerin gücünü sizin savaşınızla defeder. Allah her şeyden daha güçlüdür ve cezası çok daha ağırdır. info
التفاسير:

external-link copy
85 : 4

مَّن يَشۡفَعۡ شَفَٰعَةً حَسَنَةٗ يَكُن لَّهُۥ نَصِيبٞ مِّنۡهَاۖ وَمَن يَشۡفَعۡ شَفَٰعَةٗ سَيِّئَةٗ يَكُن لَّهُۥ كِفۡلٞ مِّنۡهَاۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ مُّقِيتٗا

Kim başkasına bir hayrın ulaşması için çabalarsa onun bu sevaptan bir hissesi vardır. Her kim de başkasına bir kötülük yapmak için çabalarsa onun bu günahtan bir hissesi vardır. Şüphesiz Allah, insanın yaptığı her şeye şahittir ve ona karşılığını verecektir. Sizlerden kim bir iyiliğe vesile olursa, ona bu iyilikten bir pay ve hisse vardır. Her kim de bir kötülüğe vesile olursa, o kötülüğün bir parçası muhakkak ona bulaşır. info
التفاسير:

external-link copy
86 : 4

وَإِذَا حُيِّيتُم بِتَحِيَّةٖ فَحَيُّواْ بِأَحۡسَنَ مِنۡهَآ أَوۡ رُدُّوهَآۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٍ حَسِيبًا

Eğer birisi size selam verirse, selamına ondan daha güzel bir selamla veyahut onun size verdiği selamın aynısıyla karşılık verin. En güzeliyle karşılık vermek muhakkak daha faziletlidir. Şüphesiz Allah yapmakta olduğunuz şeyleri muhafaza eder ve herkese yaptığı amelin karşılığını verir. info
التفاسير:
په دې مخ کې د ایتونو د فایدو څخه:
• تدبر القرآن الكريم يورث اليقين بأنه تنزيل من الله؛ لسلامته من الاضطراب، ويظهر عظيم ما تضمنه من الأحكام.
Çelişkiden uzak ve ihtiva ettiği büyük hükümlerin apaçık ortada olması sebebiyle, Kuran-ı Kerim’i düşünerek okumak, kişide onun Allah katından geldiğine dair yakin bir inanış uyandırır. info

• لا يجوز نشر الأخبار التي تنشأ عنها زعزعة أمن المؤمنين، أو دبُّ الرعب بين صفوفهم.
Müminlerin güvenliğini sarsacak veya saflarının arasında korku yayacak olan haberleri yaymak caiz değildir. info

• التحدث بقضايا المسلمين والشؤون العامة المتصلة بهم يجب أن يصدر من أهل العلم وأولي الأمر منهم.
Müslümanların sorunları veya onlarla alakalı kamusal meseleler hakkındaki konuşmaların ilim ehlinden veya Müslüman yöneticilerden sadır olması gerekir. info

• مشروعية الشفاعة الحسنة التي لا إثم فيها ولا اعتداء على حقوق الناس، وتحريم كل شفاعة فيها إثم أو اعتداء.
İnsanların haklarını çiğnemeyen ve içinde günah olmayan bir konuda güzel bir ara buluculuğun meşru olduğu, içinde günah veya haksızlık olan bütün ara buluculuğun da haram olduğu ifade edilmiştir. info